Cinsel işlev bozukluğu, Cinsel isteksizlik ve Doğal Çözümler-1

Eğer altta yatan ciddi bir rahatsızlığınız yoksa cinsel isteksizlik  kaderiniz değildir.

Cinsel işlev bozukluğu, fiziksel zevk, istek, tercih, uyarılma veya orgazm dahil olmak üzere normal bir cinsel aktivitenin herhangi bir aşamasında bir birey veya bir çift tarafından yaşanan zorluktur. DSM-5 kriterlerine göre, cinsel işlev bozukluğu, kişinin bu konuyla ilgili en az altı ay boyunca aşırı sıkıntı ve kişiler arası gerginlik hissetmesini gerektirir (madde veya ilaca bağlı cinsel işlev bozukluğu hariç).

Cinsel işlev bozukluğu bozuklukları dört kategoride sınıflandırılabilir: cinsel istek bozuklukları, uyarılma bozuklukları, orgazm bozuklukları ve ağrı bozuklukları.

CİNSEL İSTEK BOZUKLUĞU

Cinsel istek bozuklukları veya azalmış libido, cinsel aktivite veya cinsel fanteziler için bir süre cinsel istek veya libidoda eksiklik veya yokluk biçiminde ifade edilir. Bu durum normal bir cinsel işlevsellik periyodundan sonra başlamış olabilir veya kişinin her zaman cinsel istekleri hiç yoktur veya düşük olabilir.

Nedenleri oldukça değişkendir, ancak kadınlarda normal östrojen üretiminde veya hem erkeklerde hem de kadınlarda testosteron üretiminde olası bir düşüşü içerir. Diğer nedenler yaşlanma, halsizlik, hamilelik, ilaçlar (SSRI’ler gibi) veya depresyon ve anksiyete gibi psikiyatrik durumlar olabilir.

CİNSEL UYARILMA BOZUKLUKLARI

Cinsel uyarılma bozuklukları daha önce kadınlarda cinsel soğukluk ve erkeklerde iktidarsızlık olarak bilinmekteydi ancak bunlar daha az yargılayıcı terimlerle değiştirildi. İktidarsızlık artık genelde erektil disfonksiyon ve cinsel soğukluk olarak adladırılır.

Hem erkekler hem de kadınlar için bu durum kendisini partnerle cinsel temastan hoşlanmama ve cinsel birleşme olayından kaçınma olarak gösterebilir. Erkeklerde ereksiyon sağlama veya sürdürmede kısmi veya tam bir başarısızlık veya cinsel aktivitede cinsel heyecan ve zevk eksikliği olabilir.

Kan akışının azalması veya vajinal yağlanma eksikliği gibi bu hastalıkların fizyolojik kökenleri olabilir. Ayrıca kronik hastalıklar da bu duruma eşlik edebilir.

EREKTİL DİSFONKSİYON

Erektil disfonksiyon (ED), tatmin edici cinsel performans için yeterli bir ereksiyonu sağlama veya sürdürme konusundaki ısrarsızlık olarak tanımlanmaktadır. Yazılı tarihin başlangıcından beri, Mısır mezarlarında, Yunan kupa resimlerinde ve Eski Ahitlerde bu durum günümüze kadar taşınmıştır.

Erektil disfonksiyon diyebilmek için en az 3 ay boyunca bu sorunun devam etmesi gerekmektedir. Organik ve psikolojik olarak sınıflandırılır.

Amerika Birleşik Devletleri’nde yaklaşık 30 milyon erkek ve dünya çapında 152 milyon erkeğin erektil işlev bozukluğu yaşadığı tahmin edilmektedir.

Erektil disfonsiyonun organik ya da pskolojik etmenlerin dışında birçok nedeni olabilir. Bunlar; kalp hastalıkları, ateroskleroz, obezite, şeker hastalığı, yüksek tansiyon, hormonal nedenler, metabolik sendrom, Parkinson, multipl skleroz, peyroni hastalığı, uyku bozuklukları, varikosel, prostatit (prostat iltihabı), sigara kullanımı, alkol kullanımı, prostat kanseri, büyümüş prostat, vb olabilir.

Bunun dışında çevresel toksinler; esrar, DDT, kurşun, bisfenol A, stilbeten, organik çözücüler, pestisitler, poliklorlu bifeniller, peridontal hastalıklar (diş hastalıkları), hava kirliliği, rafine şekerler, katkılı gıdalar, su kirliliği ve diğer ağır metaller de erektil disfonskiyon ve genel cinsel isteksizliğe sebep olabilir.

Penis ereksiyonunda genel anlamda 3 komponent vardır. Kan akımının artışı, kavernöz düz kasların gevşemesi ve penisten venöz kan çıkışının engellenip; kanın toplanıp ereksiyon durumuna geçilmesi.

Bu fizyolojik olayla ilgili en çok çalışılan ve iyi anlaşılan yolak nitrik oksit yolağıdır. Ve en çok kullanılan ilaçlar bu yolak üzerine geliştirilmiştir.

Erektil disfonsiyonda tedavi yöntemleri; farmakolojik, cerrahi vb birçok tedavi yöntemi bulunmaktadır. İlaç tedavisi yukarıda bahsedildiği üzere nitrik oksit yolağı üzerine etki edip ereksiyonu arttıranlar (sildenafil, vardenafil, tadalafil, avanafil), testesteron tedavisi, paroksetin (nitrik oksit sentetaz inhibitörü), alprostadil enjeksiyonu (fibrozise yol açabilir). Penis pompaları, penil implantlar ve diğer cerrahi yöntemler de sayılabilir.

CİNSEL İSTEKSİZLİK VE EREKTİL DİSFONSİYON TEDAVİSİNDE DOĞAL YÖNTEMLER (BİTKİSEL TEDAVİ, YAŞAM TARZI DEĞİŞİKLİĞİ, SUPPLEMENT VE DİYET)
YAŞAM TARZI DEĞİŞİKLİĞİ

Sigara ve alkolü bırakma

Düzenli egzersiz; günde 30 dk veya haftada 150 dk olacak şekilde aerobik egzersiz

Diyet değişikliği

Kilo verme

Yoga ( özellikle düzenli 5 yoga pozisyonunun faydasından bahsedilmektedir) bu pozisyonar; Ardha Matsyendrasana, Siddasana, Garduasana, Pavanamuktasana, Shavasana

Akupunktur; eşlerin değerlendirildiği klinik çalışmada 12 haftalık akupunktur uygulaması sonucu ereksiyon kalitesinde iyileşme hastaların % 15’inde yaşanırken, % 31’inde cinsel aktivitede bir artış olduğu bildirdi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir