İnulin; Bağırsak, Kalp Ve Sindirim Sağlığını İyileştirir.

Hepimiz, diğer fonksiyonların yanı sıra kilo yönetimi, sindirim sağlığı ve düzenli bağırsak hareketleri için lifin ne kadar önemli olduğunu biliyoruz. Ancak bağırsak, kalp ve metabolik sağlığı da geliştirebilen inülin adı verilen bir lif türü olduğunu biliyor muydunuz?

Birçok farklı formu olsa da, her türlü inülinin ortak noktası, çözünmeyen bir lif gibi davranma yeteneğidir, çünkü insan sindirim sistemine girdikten sonra parçalanamaz veya absorbe edilemezler.

Peki inülin tam olarak nedir? Hindiba bitkisinde yüksek miktarlarda bulunan, tahmini 36.000 diğer bitkiyle birlikte çözünür bir bitki lifi! Inulin — fruktanlar, oligofruktoz karbonhidrat türü-diğer liflerle birlikte (örneğin psyllium kabuğu gibi), sindirimi ve diğer işlemleri etkili bir şekilde artıran işlevsel bir bitki bazlı bileşen olarak kabul edilir. Diyet lifleri, bağırsak fonksiyonlarını ve bağırsak sağlığını iyileştirmek, iştahı azaltmak ve kalp sağlığını tamamen doğal olarak korumaya yardımcı olmak için yüzlerce yıldır kullanılmaktadır.

İnülin, bitkilerin köklerinde enerji depolamak ve bitkinin iç sıcaklığını düzenlemek amacıyla bulunur. Ozmotik olarak aktif özelliklere sahiptir, bitkinin soğuğa dayanaklılığı sağlayarak hayatta kalmasına yardımcı olur. Yüksek molekül ağırlıklı, yüksek miktarda sıvı emme yeteneğine sahip olmakla beraber insanlarda üretilen enzimlere karşı doğal dirençlidir.

  1. İnülin, iyi bakterilerin sayısını artıran bir prebiyotiktir.

İnülin, bağırsaktaki iyi bakterileri besleyen, sindirilmeyen bir gıda maddesi olarak prebiyotik görevi görür. İnsan bağırsağı trilyonlarca faydalı bakteri (probiyotik) içerir. Bifidobakteriler alt bağırsağı (kolon) işgal eden iyi bakterilerdir. Üst bağırsakta sindirilemeyen kompleks karbonhidratları fermente ederler ve insan sağlığı için gerekli olan kısa zincirli yağ asitlerini (bütirat gibi) salgılarlar.

İnülin, özellikle Bifidobakteriler için iyi bir besin kaynağı olup büyümelerini ve aktivitelerini uyarır. İyi bakterilerin vücudumuzda birçok işlevi bulunmaktadır:

  • Kolonun pH’ını düşüren ve bağırsaktaki kötü bakterilerin gelişmesini önleyen asetik asit ve laktik asit üretir.
  • Bağışıklık sistemini uyarır.
  • Bazı minerallerin emilimine yardımcı olur.
  • Folat, B12, tiamin ve niasin gibi B vitaminlerinin üretimini artırır.

Birçok çalışma, inülinin bifidobakterilerin büyümesini uyardığını göstermiştir. Sekiz sağlıklı hastaya 15 gün boyunca sükroz yerine fruktooligosakarit verildi ve dışkıları izlendi. Dışkıdaki toplam bakteri sayısı değişmese de, bifidobakteriler baskın tip olmuştur.

Bir başka çalışmada ise, kabız olan 10 yaşlı hastaya 19 gün boyunca inülin verilmiş ve dışkıları izlenmiş. Bu hastalar aynı zamanda zararlı bakterilerde eş zamanlı bir azalma ile bifidobakterilerde bir artış gözlemlenmiştir.

Bu nedenle, inülin yararlı bifidobakterilerin büyümesini uyararak insanlarda bağırsak sağlığını geliştirir.

  1. İnülin, kabızlığı azaltır.

Suyu absorbe  etme kabiliyeti nedeniyle, inülin kabızlığı azaltmada çok etkilidir. 2-5 yaşları arasındaki 17 kabız çocuğa inülin uygulandığı ve dışkı kıvamının izlendiği bir çalışma (DB-RCT) yapılmıştır. Bu inulin tipi fruktanları alan çocukların daha yumuşak dışkıların olduğu gözlemlenmiştir.

Birçok çalışmada da  ki inülinin yetişkinlerde dışkılama sıklığını artırdığı ve kıvamını düzenlediği ortaya koyulmuştur.

İnülinler, jel benzeri bir madde oluşturarak ve insan bağırsağındaki yararlı bakterileri artırarak dışkı biyo-kütlesini arttırır.

  • İnülin, iştahı azaltmaya ve kilo alımını önlemeye yardımcı olur.

Düşük kalorili yiyeceklere eklendiğinde inülin, iştahı bastırmak ve yiyecek alımını kontrol etmek için etkili bir yol olabilir.

40 kadın üzerinde yapılan bir çalışmada, sabahları 7 gün boyunca inülin tipi fruktanların günde 16 g tüketilmesinin iştahı azalttığını ve öğle yemeğinde gıda alımını azaltmaya yardımcı olduğunu göstermişlerdir.

125 kilolu ve üzeri olan obez yetişkinlerden oluşan başka bir çalışmada, inülin içeren bir snack bar 12 haftalık bir süre zarfında açlığı, iştahı ve yiyecek alımını azaltmıştır.

İnülin, iştahı çeşitli şekillerde kontrol etmeye yardımcı olabilir:

  • İştah bastırıcı hormon peptidi YY’nin üretimini artırarak,
  • Yemekten sonra salınan, midenin boşalmasını yavaşlatılmas yardımcı olan Glukagon benzeri peptid-1 hormonunu artırarak,
  • İştah bastırmak için beyindeki nöronal aktiviteyi değiştirerek,
  • İnülin, kilo kaybını artırabilir.

Prediyabetli 44 kişiden oluşan bir çalışmada, 18 hafta boyunca inülin kullananlar, selüloz (bitki lifi) alanlardan önemli ölçüde daha fazla kilo kaybettiğini göstermişlerdir.

35 obez kadın üzerinde yapılan başka bir çalışmada; inülin açısından zengin yacon şurubunun vücut ağırlığını ve bel çevresini azalttığını gözlemlemişlerdir.

  • İnülin, Tip 2 Diyabetiklerde Kan Şekeri Düzeylerini Düşürebilir.

49 tip 2 diyabetli kadına ait bir çalışmada; inülin takviyesi, açlık kan şekerini (% 8,5) ve HbA1c’yi (% 10,4), önceki üç aydaki ortalama kan şekeri seviyelerinin bir göstergesi olarak önemli ölçüde azaltmıştır.

20 çalışmanın ve 607 yetişkin katılımcının meta analizi, tip 2 diyabetik hastalarda kan şekeri seviyelerinin azalmasına yönelik bir eğilim olduğunu tespit etmiştir.

  • İnülin, Kolesterolü Düşürür ve Kalp Sağlığını Artırır.

İnülin, çeşitli mekanizmalarla kandaki yağ seviyeleri azaltır. Bunlar:

  • Yağ yapımından sorumlu olan karaciğer enzimlerinin üretimini azaltır.
  • Kaslardaki yağları parçalayan enzimleri arttırır.
  • kısa zincirli yağ asitlerinin üretimini arttırır.
  • Tok hissettiren peptitlerin üretimini artıran ve insanlarda ve kemirgenlerde kolesterolün uzaklaştırılmasını arttıran bileşiklerin üretimini değiştirir.

Tip 2 diyabeti olan 49 hasta kadın üzerinde yapılan bir çalışmada inülin, toplam kolesterolü % 12.9, trigliseritleri % 23.6 azaltmıştır.

İnülinin yüksek kolesterollü hastalara karşın normal denekler üzerindeki etkisinde de bir fark gözükmektedir. İnülin, normal kişilerde kandaki trigliseritleri düşürürken, yüksek kolesterollü hastalarda kolesterolü düşürmektedir.

Kolesterolün arterleri tıkaması kalbin kan pompalamasını zorlaştırarak yüksek tansiyona yol açabileceğinden, kolesterol seviyelerini düşürerek yüksek tansiyonu (hipertansiyon) azaltmak veya önlemek için inülin kullanılabilir.

  • İnülin, Kolon Kanseri Gelişimini Önleyebilir.

İnülin içeren diyetle beslenen sıçanlar, bifidobakteriler gibi daha yararlı bakterilere sahipken, normal diyetlerle beslenen sıçanlar daha zararlı bakterilere sahip olduğu görülmüştür. İnülin, bu sıçanlarda kimyasal olarak indüklenen kolon kanseri insidansını önlediği ispatlanmıştır.

Benzer sonuçlar farelerde de elde edilmiştir.

İnülin, faydalı mikroorganizmalarla birlikte kullanıldığında, sıçanlarda kolon kanseri riskini de azalttığı görülmüştür.

  • İnülin Enflamatuar Bağırsak Hastalıklarını Yönetmede Yardımcı Olabilir.

İnsanlarda ve hayvanlarda yapılan çalışmalar, enflamatuar bağırsak hastalıklarının, yerleşik bağırsak bakterilerini tolere etmeyen bazı insan vücudundan kaynaklandığını göstermiştir. Bu gibi durumlarda, inulin gibi prebiyotikler bağırsaktaki iltihaplanmayı azaltmak için kullanılabilir.

Farelerde yapılan bir çalışmada ise; inülinin, anti-enflamatuar IL-10’u arttırırken, enflamatuar sitokin IFN-gamayı azalttığını gösterdi. Bu, bu hayvanlarda bağırsak iltihabını azaltmıştır.

Bununla birlikte, Crohn hastalığını tedavi etmek için inülin kullanımı üzerine yapılan klinik çalışmaların sonuçları, bir tür enflamatuar barsak hastalığıdır.

  • İnülin, Kalsiyum ve Magnezyum Emilimini Artırır.

14 kadın ve 9 erkekten oluşan iki çalışmada, inülin takviyesinin kalsiyum emilimini ve retansiyonu arttırdığı tespit edildi.

İnülin veya plasebo ile 6 hafta tedavi gören 15 postmenopozal kadının bir çalışmasında (DB-RCT), inulin grubunda artmış bir magnezyum emilimi vardı.

İnülin, sıçanlarda magnezyum emilimini ve tutulmasını arttırdı.

Bunun için önerilen sebeplerden biri, inülinin, kalın bağırsakta pH’ı azaltan kısa zincirli yağ asitlerinin üretimine neden olmasıdır. Bu, kalsiyum ve magnezyumun çözünürlüğünü arttırır ve absorpsiyon için daha uygun hale gelir.

  • İnülin Kemik Sağlığını Artırabilir.

98 ergenden oluşan bir çalışmada (DB-RCT), bir yıl boyunca inülin desteği, kontrollere kıyasla kalsiyum emilimini ve kemik mineral yoğunluğunu arttırmıştır.

İnülin verilen hamile farelerde, düzenli diyet veya kalsiyum bakımından zenginleştirilmiş bir diyet ile desteklenmiş farelere göre daha kalın kemikler vardı. İnülin verilen farelerin yavruları ayrıca diğer gruplardaki farelerin yavrularına kıyasla artan kemik mineral yoğunluğuna sahiptir.

İNÜLİNİN DOĞAL KAYNAKLARI VE TAKVİYE FORMLARI

İnülinin doğal kaynakları

  • Beyaz hindiba kökü
  • Yer elması
  • Agave
  • Sarımsak
  • Meksika turpu
  • Yacon kökü
  • Filizlenmiş buğday
  • Soğan
  • Muz
  • Kuşkonmaz

İnülini marketlerde bulunan ürünlerde birçok farklı şekilde etiketlenmiş bir şekilde bulabilirsiniz. Bunlar:

  • Çözünür olmayan inülin diyet lifi olarak bilinen inülin tozu birçok reçeteye ve içeceğe ilave edilmektedir.
  • İnülin prebiyotik olarak probiyotik takviyelerinin içerisine o probiyotiklerin etkilerini artırmak için ilave edilmektedir.
  • İnülin birçok diyet lifi formülasyonuna (protein barlar, tam tahıllar, gıda takviyeleri gibi) ilave edilmekte ve ‘hindiba kökü’ olarak etiketlenmektedir.

GÜNLÜK ALINMASI GEREKEN MİKTAR

  • Bir dizi klinik çalışma 20 g / gün inülin iyi tolere edildiğini ve etkili olduğunu göstermektedir.
  • İnülin almaya başlamanın en iyi yolu inülin bakımından zengin yiyecekleri tüketmektir. İlave inülin takviyesi yapmanız gerekiyorsa, en az 1-2 hafta boyunca günde 2-3 g ile başlayabilir, ardından toleransınıza bağlı olarak miktarı 5-10 g’a çıkarabilirsiniz. Klinik bir çalışmanın sonuçlarına dayanarak 20 g / gün’e kadar artırabilirsiniz.

SINIRLAMALAR VE UYARILAR

  • İnülin tüm bireyler için uygun olmayabilir. Kolonda bakteriler tarafından hızla mayalanır. Elde edilen ürün kolondaki suyu çeker ve gazı serbest bırakır. Bu özellikle gaz ve şişkinlik yaşayabilen irritabl barsak sendromu (IBS) olan kişiler için bir problemdir.
  • İrritabl bağırsak sendromu (IBS) olan bireyler için, bağırsak bakterilerini modüle ettiği ve semptomları azalttığı için düşük inülin dozları önerilir. Bununla birlikte, daha büyük dozların semptomlar üzerinde nötr veya olumsuz bir etkisi olabilir.

REFERANSLAR

1)            KAUR N., GUPTA A.K. (2002). Applications of inulin and oligofructose in health and nutrition. J Biosci., 27(7): 703–14.

2)            ROBERFROID M.B. (2005). Introducing inulin-type fructans. Br J Nutr., 93 Suppl 1: S13–25.

3)            ROBERFROID M.B. (2007). Inulin-type fructans: functional food ingredients. J Nutr., 137(11): 2493–2502.

4)            ABRAMS S., GRIFFIN I., HAWTHORNE K., LIANG L., GUNN S., DARLINGTON G., ELLIS K. (2005). A combination of prebiotic short- and long-chain inulin-type fructans enhances calcium absorption and bone mineralization in young adolescents. Am. J. Clin. Nutr.,82(2): 471–6).

Ecz.Neslihan  GENİŞEL

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir